Futbolcu sahaya çıktığı zaman, sizin taktik ve sistem adına söylediklerinizle, onun yaptıkları arasında büyük farklılıklar ortaya çıkar.
Sizin onu hala yola getirmek için kenardan bağırıp, çağırmalarınız da pek bir şeyi değiştirmez.
O yapılanlar sadece ve sadece tribünlere gönderilen,
“Ben elimden geleni yapıyorum ama…”
mesajından ve oyuncuyu ince bir şekilde tribünlere gammazlamaktan öte bir şey değildir.
Eğer bir antrenör, oynatmak istediği taktiğe zihinsel ve ruhsal yönden uygun oyuncular sahaya sürmemişse o futbolcuları, yaptırdığı antrenmanlarla oynayacağı role uygun kalite düzeyine getirmemişse;
taktik ve sistem adına ne söylerse söylesin;
söyledikleri futbolcunun bir kulağından girer,
öbür kulağından çıkar.
Bence en büyük taktik ve sistem;
antrenör,
hangi oyuncudan neyi alacağını,
onu nerede oynatırsa keyifli ve başarılı yapacağını kendisine bildirecek derecede koku alma duygusu gelişmiş bir buruna sahip değilse;
vereceği taktik ve uygulayacağı sistem hikayeden öte gitmez.
Futbolcular da hikaye anlatan antrenörleri sevmediğinden , o antrenör kısa süre sonra hikaye olur.
-Udo Lattek -